23 Mart 2013 Cumartesi

Sarı Şemsiye


 
Selçuk, tek odalı bir apartman dairesinde büyüdü.
Yatağı anne ve babasınınkinin yanındaydı.
Gıcırdayan yatakta gece dönmeye korkardı.
Sabah erken uyanıp amaçsızca dolaşır, gazetenin resimlerine bakardı.

Selçuk’un eline bayramlarda bir miktar para geçerdi.
aslında Selçuk’un eline sadece bayramlarda para geçerdi demek daha doğru.
Neyse o zamanlar 11 yaşındaydı ve insanlara yardım etmek istiyordu.
El öpebildiğinden beri biriktirdiği sermayesini kullanmanın zamanı gelmişti.
Bu nedenle herkesden gizli sarı bir şemsiye aldı.
birkaç tane keçeli kalem şemsiyenin üzerine kocaman harflerle yazdı:
“TAKSİ”…

Heyecanla pencerenin önünde düşecek ilk yağmur damlasını beklemeye koyuldu.
Ona göre insanların habersiz yağmur karşısında ıslanmaları büyük haksızlıktı
evinin önünde yağmur yağdı mı, dünyadaki herkesin ıslandığını sanardı
ama o ve sarı şemsiyesi artık bu adaletsizliğe karşı koymaya hazırdı.

Bir mevsim bekledikten sonra önce ağaçlardan yapraklar döküldü
sonra gökten bir damla düştü,
yoksa yağmur mu?
Bir damla daha düştü!
evet, evet bu kesinlikle yağmur olmalı!
Bir damla, bir damla ve bir damla daha…

Selçuk yatağının altındaki sarı şemsiyeyi kaptığı gibi fırladı sokağa
elinde birkaç poşetle yağmura yakalanmış bir teyze gördü,
hemen yanına koşup gideceği yere kadar götürdü.
Sonunda teyze, Selçuk’un eline çıkarıp birkaç lira tutuşturdu.
Oysa onun paraya ihtiyacı yoktu, para için yapmamıştı bunu
bir küçük teşekkür bekliyordu sadece, o her şeye yeterli olurdu.

Şaşkın halde etrafına bakarken yağmurdan kaçan bir adam gördü.
Hemen yanına koştu ve şemsiyeyi açtı,
üzerindeki taksi yazısını gören adam, Selçuk’un güleryüzüne
“Hadi ordan piç kurusu, sana verecek param yok benim!” dedi ve
yön değiştirerek oradan uzaklaştı.

Selçuk, neredeyse ağlamaklı bu sefer karşısına bir grup öğrenci çıktı,
yardım etmek için ıslak gömleklilere yanaştı ama yanaşmaz olaydı
bir güzel dayak yemekle kalmadı bir de şemsiyesini çaldırdı
Oysa dedi kendi kendine gözleri yaşlı bir şekilde
isteselerdi zaten verirdim şemsiyemi…

Selçuk bir küçük teşekkür bekliyordu sadece,
O, mevsimlerce alacağı teşekkürlerin ve değiştireceği hayatların hayalini kuranlardandı

Bir daha bayramlarda el öpmedi…



Tel Cambazı

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder