9 Nisan 2013 Salı

En Güzel Hikaye


En güzel hikayem neydi diye düsündü bir yazar. Gök gürledi o an. Yagmur damlaciklari pencereye vurmaya basladi, ay isigi odadan iceri süzülüyordu. Tahammülü yoktu yazarin güzel seylere, kapatti pencereyi, yagmur damlalarinin sesine tikadi kulaklarini ve bir daha düsünmeye basladi en güzel hikayesi hangisiydi. Aklindan iki üc yasanmis olay, üc dört kurmaca hikaye gecti. Sonra baska yazarlardan okuduklari geldi aklina. Hic biri tatmin edemedi onu. Aklinda bir karga, kurgulanmis bir fablin icinde bir nara atti. Yazarin kulaklari cinladi. Bir parca peynir verdi kargaya susmasi icin. Yemedi peyniri karga, uctu gitti kendiliginden. Asklarini dusundu yazar ve sonra düslerini, sonra ikisinin karismakta oldugunu farketti birbirine. Durduramadi düsmekte olan bir cocugu ve ucmakta olan bir menekse yoluna devam etti rüzgarla. Tirnaklarina bakti yazar. Nasilda paramparcaydi. Önce bir yildirim aydinlatti ortaligi ve bir daha gök gürledi. Yildirim bu sefer aklina düstü yazarin ve parcalar oturdu yerine o an. En güzel hikayem dedi yazar, bir sonraki hikayem olacak. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder